SAĞ BANNER

15 EYLÜL LENFOMA FARKINDALIK GÜNÜ


Haber Resmi

Eklenme Tarihi: 21 Eylül 2022 Çarşamba 13:27 | Okunma Sayısı: 484

15 E Y L Ü L  D Ü N Y A   L E N F O M A   F A R K I N D A L I K   G Ü N Ü 

Vücudumuzundeğişik bölgelerinde bulunan ve enfeksiyon hastalıklarına karşı vücudumuzundirencini sağlayan lenf bezleri, bağışıklık sistemimizin önemli birbileşenidir.

Lenfomalar,lenfoid dokularda doğal olarak bulunan lenfosit adı verilen hücrelerden gelişenkötü huylu lenf bezi hastalıklarıdır. Lenfomalar başlıca iki tip olarakdeğerlendirilir: Hodgkin Tipi Lenfoma (Hodgkin Hastalığı olarak da bilinir velenfomaların yaklaşık %15’ini oluşturur) ve Hodgkin Dışı Lenfoma (tıptaNon-Hodgkin Lenfoma/NHL olarak adlandırılır) olguların yaklaşık %85’inioluşturur.

Lenfomaların görülme sıklığı, erkeklerde yüz binde 6,9 ile kanserler arasında yedinci sırada iken kadınlarda  yüzbinde  5,2 ile  sekizinci  sırada  bulunmaktadır. Çok daha seyrek olarak çocuklarda dagörülebilmektedir. 0-14 yaş erkekçocuklarda milyonda 24, kız çocuklarında ise milyonda11,4 sıklığında görülmekte ve hemerkek hem de kız çocuklarında üçüncü sırada yer almaktadır.

Lenfomalarıngenel olarak 80’den fazla alt tipi vardır ve her birinin klinik tedavisi defarklılık gösterir.

Lenfomaya neyin sebep olduğu kesin olarak açıklığa kavuşturulamamış olmakla birliktearaştırmacılar, bazı risk faktörlerini belirlemişlerdir. Risk etkenleri şu şekilde sıralanabilir:

a.     Yaş: Yaşlanmak, genel olarak lenfoma için önemli bir risk faktörüdür ve vakaların çoğu 60 yaş ve üstü kişilerde görülmektedir.

b.     Cinsiyet: Genel olarak erkeklerde lenfomagörülme riski kadınlardan daha yüksekse de bazı alt tipler kadınlarda daha sık görülebilmektedir.

c.      Irk, etnik köken ve coğrafya: Beyazırkta lenfoma görülme olasılığı daha yüksektir. Amerika BirleşikDevletleri ve Avrupa enyüksek lenfoma oranlarına sahip bölgeler arasındadır. Bazı lenfoma türleri,dünyanın bazı bölgelerinde daha yaygın görülen birtakım enfeksiyonlarlailişkili kabul edilir.

d.     Aile öyküsü: Lenfomalı birinci derece bir akrabaya(ebeveyn, çocuk, kardeş) sahip olmanın, lenfoma geliştirme riskiniartırabileceği kabul edilir.

e.     Bazı kimyasallara ve ilaçlara maruz kalma: Bazı araştırmalar, benzen ve yabaniot ve böcek öldürücümaddeler gibi kimyasallara maruz kalmanın lenfoma riskini artırdığınıdüşündürmektedir. Kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçların da Hodgkin dışılenfoma riskini artırdığı gözlenmiştir. Ancak bu durumun hastalığın kendisiyle mi ilgili yoksa tedavininbir etkisi mi olduğu tamolarak belirlenememiştir.

f.       Radyasyon maruziyeti: Atombombası ve nükleer reaktörkazalarından kurtulanlar üzerinde yapılan araştırmalar, bu kişilerin NHL,  lösemi ve tiroid kanseride dâhil olmak üzere çeşitli kanser türlerini geliştirme risklerininarttığını göstermiştir. Hodgkin lenfoma gibi diğer bazı kanserler için radyasyon tedavisi görenhastalarda, yaşamın ilerleyen dönemlerinde NHL gelişme riski biraz artmaktadır.Bu risk hem radyasyon tedavisi hem de kemoterapi ile tedavi edilen hastalar için daha fazladır.

g.     Zayıflamış bir bağışıklık sistemine sahip olmak: Çeşitli sebeplerle bağışıklık sistemlerini baskılayan ilaçlarla tedaviedilenler, HIV’le enfektekişiler, bazı sendromal hastalıklara sahip olanlar gibi zayıflamış bağışıklıksistemine sahip bireylerde NHL riski artmaktadır.

h.     Otoimmün Hastalıklar: Romatoidartrit, Sistemik lupus eritematozus, Sjögren hastalığı, Çölyak hastalığı(glütene duyarlı enteropati) ve diğerbazı Otoimmün hastalıklar, artan NHL riski ile ilişkilendirilmiştir.

i.       Bazı enfeksiyonlar: İnsan T-hücresi lenfotropik virüsü (HTLV-1) ile enfeksiyon, Epstein-Barr virüsü (EBV) ile enfeksiyon, insan herpes virüsü 8(HHV-8), Helicobacter pylori, Chlamydophilapsittaci, Campylobacter jejuni, Hepatit C virüsü (HCV) ile enfekte olmuş kişilerde lenfomagörülme riskinin arttığı gözlemlenmektedir.

j.       Vücut ağırlığı: Diğer birçok kanserde olduğu gibi bazıçalışmalar aşırı kilolu veya obez olmanın NHL riskini artırabileceğinidüşündürtmektedir.

k.     Meme implantları: Nadir olmakla birlikte, meme implantıolan bazı kadınlarda bir tür anaplastik büyük hücreli lenfoma (ALCL) geliştiğigözlemlenmektedir.

Lenfomanıntipine ve vücutta nerede olduğuna bağlı olarak birçok farklı belirti ve semptomgörülebilir. Bazen büyük boyutlara ulaşıncaya kadar herhangi bir belirti ortayaçıkmayabilmektedir. Aşağıda listelenen belirtilerden bir veya daha fazlasınınvarlığı, mutlaka lenfoma olduğu anlamına gelmez. Yine de sayılan belirtilerinvarlığı halinde hekiminize başvurmanız yerinde olacaktır:

  • Bacaklarda ve bileklerde şişkinlik
  • Karın ağrısı ve karında şişkinlik
  • Gece terlemeleri ve ateş
  • İştah ve/veya kilo kaybı
  • Titreme
  • Normal olmayan kaşıntı
  • Bitkinlik
  • Acı veya normalde olmayan fiziksel his
  • Normal olmayan yorgunluk/enerji kaybı
  • Kronik öksürük
  • Nefes darlığı
  • Bademciklerin şişmesi
  • Baş ağrısı

Maaleseflenfomalar için erken tespite yönelik kabul edilmiş bir tarama metodubulunmamaktadır. Bu nedenle kişilerin lenfoma belirtisi olabilecek belirtileribilmeleri ve bu belirtileri tespit etmeleri durumunda bir sağlık kuruluşunabaşvurmaları büyük önem taşımaktadır.

Lenfomanıntanısında en önemli basamaklar ayrıntılı öykü ve fizik muayenedir. Öykü ve muayenede şüpheli bulguların tespit edilmesi durumundalenf nodu biyopsisi, kemik iliğibiyopsisi, görüntüleme tetkikleri, kan sayımı, kan testleri, biyokimyasal incelemeler  gibi  ek  tanı metotlarına  başvurulur.

Hastalığıntürlerine göre farklı tedavi yöntemleri mevcuttur. Kemoterapi, radyoterapi gibiklasik tedavi metotlarına ek olarak uygun hastalarda biyolojik tedaviler(monoklonal antikorlar), kök hücre nakli gibi yöntemlere debaşvurulabilmektedir. Biyopsi ve hastalığın durumunu tespit amaçları dışında,cerrahi lenfoma tedavisinde nadiren kullanılmaktadır.

Her yıl15 Eylül'de Dünya Lenfoma Farkındalık Günü kutlanmaktadır.Dünya Lenfoma Farkındalık Günü, ilk kez2004 yılında Lenfoma Koalisyonu tarafından hastalığayönelik bilgi eksikliğini gidermek,  hastalık hakkında  farkındalığı artırmak, hastaların ve bakım verenlerinin karşılaştığıduygusal ve psikososyal zorluklara dikkat çekmek için kutlanıldı.

Tümdünyada olduğu gibi ülkemizde de “erken tanı ve tedavi hayat kurtarır” prensibindenhareketle ile her yıl 15 Eylülgününü hastalığa yönelik dikkat çekmek, bilgilendirmek ve hastalık ve tedavisine ilişkin güncel durumugözden geçirmek üzere kutluyoruz.